|
GENEL EKONOMİ
1- NELERİ GERÇEKLEŞTİRDİK?
2- EKONOMİYİ NEREDEN NEREYE GETİRDİK?
Şekil-1'de 28 Haziran 1997 tarihinde hükümeti devralmasaydık 1996 ve 1997
yılları sonunda karşılaşacağımız tablo görülmektedir. Sürekli büyümekte olan
bütçe açıkları ve iç borç sarmalı ülkemizi felç etmiş bir durumdaydı. 1996 yılı
sonu itibariyle bütçe açığı 48 milyar dolarlık bütçenin 20 milyar dolarım, yani
yüzde 42'sini oluşturacaktı. İç borcun ise 45 milyar dolara ulaşması
beklenmekteydi. Bu gidiş devam ettiği takdirde 1997 yılı sonunda bütçe
açığımızın 30 milyar dolar, iç borcun ise 58 milyar dolar olması kaçınılmazdı.
Şekil-2'de hükümeti devraldıktan sonra bütçenin seyri görülmektedir. 1996 yılı
sonunda 20 milyar dolar olması beklenen bütçe açığı 15 milyar dolar, 30 milyar
dolar olması beklenen iç borç ise 22 milyar dolara düşürülmüştür. Hükümetimiz,
icraatına suni gündemler olmaksızın devam edebilseydi 1997 yılı sonunda bütçe
açığımız sıfırlanacak, iç borç ise 15 milyar dolar seviyesine düşecekti.
Mesut Yılmaz başkanlığında kurulan 55.Hükümet, Haziran 1997 sonu itibariyle,
suni gündemler neticesinde denk olarak gerçekleşmesi planlanmışken karşılaşılan
700 trilyon liralık bütçe açığının Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı
iddiası ile adeta bir enkaz edebiyatı yaparak halkımızı yanıltmaktadır. Haziran
1997 sonu itibariyle bütçe açığı dolar bazında 5.5 milyar dolar olmuştur. Bu
rakam geçen yılın aynı döneminde yani Haziran 1996 sonunda 15.2 milyar dolar
idi. Yani yine Mesut Yılmaz'ın başkanlığında kurulan 53. Hükümet geçen sene
hükümetimize 15.2 milyar dolarlık, TL olarak bugünkü rakamlarla 1.9 katrilyon TL
bütçe açığı bırakmış idi.
Şimdi hükümetimizin ekonomide almış olduğu olumlu sonuçlara ve suni gündemler
neticesinde gelmiş olunan duruma bakalım. Şekil-3'de görüldüğü üzere ticari
kredi faizleri yüzde 120'lerden Şubat 97'de yüzde 85'lere düşürülmüşken, bu
rakam Nisan 97'de düşmeye devam edip yüzde 80'lere gerileyecekken yüzde 100'lere
çıkmıştır. Yine Şekil-4'de görüldüğü üzere hükümeti devraldığımızda yüzde 76'lar
seviyesinde olan repo oranı Şubat 97'de yüzde 50'ler seviyesine kadar
çekile-bilmiştir. Bu rakam Nisan 97'de yüzde 45'lere kadar çekilebilecekken
tekrar yüzde 74'ler seviyesine çıkmıştır. Benzer durum Şekil-5 ve Şekil-6'da
görülen mevduat ve interbank faizlerinde de yaşanmıştır.
Hükümetimiz döneminde iç borç ve bütçedeki faiz yükü bakımından büyük önem
arzeden hazine borçlanmalarında önceki dönemlere nazaran çok olumlu
sonuçlar elde edilmiştir. Yüzde 170 seviyesinde devralınan hazine borçlanma
faizi Şekil-7'de görüldüğü gibi Şubat 97 tarihinde yüzde 83'ler seviyesine kadar
düşürülmüştür. Bu oran yüzde 70'ler seviyesine kadar düşürülebilecekken Nisan
97'de yüzde 90'lar seviyesinde gerçekleşmiştir. Yine de bu seviye devralman
duruma göre çok iyidir. Öte yandan devralındığında sadece 155 gün olan ortalama
hazine borçlanma vadesi Şekil-8'de görüleceği üzere Şubat 97'de 400 güne,
suni gündemler neticesinde yaşanan olumsuzluklara rağmen, Nisan 97'de 730 güne
kadar çıkarılmıştır.
Hazine borçlanmalarında çok önemli bir adım da borçlanmaların Tüketici Fiyatları
Endeksi (TÜFE) baz alınarak yapılması olmuştur. Böylece ekonomideki kısa dönemli
dalgalanmalar neticesinde oluşabilecek yüksek oranlı borçlanmaların önüne
geçilebilmiş, haksız ve spekülatif kazanç ortamına imkân tanınmamıştır.
Hükümetimiz döneminde enflasyonla mücadelede başarı
sağlanmıştır. İleride gösterileceği şekilde özellikle emekliler, işçiler,
memurlar ve köylümüz dahil toplumun tüm gelir gruplarına enflasyonun çok
üzerinde, 40-50 puanlık bir reel gelir artışı sağlanmış olmasına karşın, bu reel
gelir artışının finansmanında alternatif gelir kaynakları devreye alınarak
enflasyonun azmasına meydan verilmemiş, Şekil-9'da görüldüğü üzere
sun'i gündemlere rağmen enflasyon sabit tutulmuştur.
Ekonomideki diğer olumlu bir etki de borsada yaşanmıştır. Hükümeti
devraldığımızda 550 puan olan borsa endeksi, Şubat 97'de 1.700 puana kadar
yükselerek yeni rekorlar kırmıştır. Ancak Şekil-10'da da görüleceği üzere suni
gündemler borsayı olumsuz etkilemiş, endeks 1.800'lere çıkabilecekken 1.450'lere
kadar düşmüştür.
Hükümetimiz döneminde her biri 10 milyar dolar dolayında üç Kaynak Paketi
yürürlüğe konmuştur. Bu üç Kaynak Paketi ile öngörülen hedeflere ulaşabilmek
için, öncelikle altyapıyı oluşturacak düzenlemeler yapılmış ve bu amaçla 8 adet
Kanun, 11 adet Bakanlar Kurulu Kararı, 9 adet Tebliğ ve Yönetmelik ile 4 adet de
Başbakanlık Genelgesi çıkartılarak, uygulanmaya konulmuştur. Enkaz edebiyatı
icraatçısı olacağını şimdiden belli eden mevcut hükümetin kamuoyunu yanıltmaya
yönelik beyanlarının aksine Şekil-11'de görüldüğü üzere bu Kaynak Paketlerinden
Ocak 97 itibariyle 11.78 milyar dolar, Nisan 97 itibariyle ise 13.33 milyar
dolarlık bir gelir sağlanmıştır.
Şekil-12'de Hükümetimiz döneminde döviz rezervlerimizde Şubat 97
itibariyle yaklaşık l milyar dolarlık bir artış kaydedildiği görülmektedir.
İç
borçlar çığ gibi büyümekten kurtarılarak hızla azaltılmıştır.
Hükümetimiz iş başına gelmeden önce iç borçlar yıldan yıla hızla artarak
l Ocak 1996'da 20,2 milyar dolara çıkmış, sonra da altı ayda 35,7 milyar dolara
yükselmişti, iç borçlar yüzde 150-200 faiz ve 4 ay vade ile yapılan yeni iç
borçlanmalarla ödeniyordu. Bu durum dikkate alındığında aynı gidişat ile iç borç
31.12.1996'da 45,2 milyar dolara, 31.12.1997'de ise 58 milyar dolara çıkacaktı.
Böylece ülke büyük bir felaketin içine sürüklenecekti. Hükümetimiz yeni
politikalar ve aldığı tedbirlerle bu vahim gidişata son vermiştir. Şekil 13'de
görüleceği üzere iç borç Şubat 97'de 20 milyar dolara indirilmiştir.
DESTEKLEME BUĞDAY ALIM FİYATLARI
I. MAKARNALIK BUĞDAYLAR
|
|
HAZİRAN |
TEMMUZ |
AĞUSTOS |
EYLÜL |
|
1. ANADOLU DURUM BUĞDAYI |
44.550 |
46.550 |
48.550 |
50.550 |
|
2. DİĞER DURUM BUĞDAYI |
37.950 |
39.950 |
41.950 |
43.950 |
II. EKMEKLİK BUĞDAYLAR
|
|
HAZİRAN |
TEMMUZ |
AĞUSTOS |
EYLÜL |
|
1. BEYAZ SERT BUĞDAY |
36.300 |
38.300 |
40.300 |
42.300 |
|
2.
KIRMIZI SERT BUĞDAY |
33.000 |
35.000 |
37.000 |
39.000 |
|
3. KIRMIZI YARI SERT BUĞDAY |
31.350 |
33.350 |
35.350 |
37.350 |
|
4. BEYAZ YARI SERT BUĞDAY |
29.700 |
31.700 |
33.700 |
35.700 |
|
5. DİĞER BUĞDAY
|
28.050 |
30.050 |
32.050 |
34.050 |
III. YURT DIŞI EKMEKLİK BUĞDAY FİYATLARI
|
|
HAZİRAN |
TEMMUZ |
AĞUSTOS |
EYLÜL |
|
1.AMERİKAN BUĞDAYI |
150$ |
(FOB) |
21.000 TL |
|
|
2. AVRUPA BUĞDAYI |
170$ |
(FOB) |
23.800 TL |
|
TÜRKİYE'DE VERİLEN FİYATLAR DÜNYA FİYATLARININ ÇOK
ÜSTÜNDEDİR.
Toplumun geniş tabanlı kesimlerine sağlanan reel gelir artışlarına ve bizden
önceki dönemlerden sarkan kısa vadeli ağır hazine geri ödemelerine rağmen,
Şekil-14'de görüleceği üzere, emisyon hacmi başarıyla kontrol edilmiş,
piyasaların dengesini zedelemeyecek bir artış trendi sağlanmıştır.
HALKIMIZA NE VERDİK?
Köylümüze Ne Verdik?
Nüfusumuzun takriben yarısı köylümüzdür. Hükümetimiz tarafından köylümüzün refah
seviyesini arttırmak için gece gündüz çalışılarak büyük adımlar atılmıştır.
Tarım Bakanlığı bütçesi 1997 yılında 1996'ya nazaran büyük ölçüde artırılarak
22,9 trilyondan 43,2 trilyona çıkartılmıştır. Bütçenin toplam artışı yüzde 78,1
oranında olmasına rağmen Tarım Bakanlığı'nda yüzde 89 artış olmuştur. Böylece
Tarım Bakanlığı bütçesinin toplam bütçe içindeki payı yüzde 0,65'ten yüzde
0,69'a çıkartılmıştır. Bu artış son yıllardaki en büyük artıştır. Nitekim 1995
bütçesinde artış yüzde 48, 1996 bütçesinde yüzde 74 iken, 1997'de yüzde 89
yapılmıştır.
1995 yılında bütçeden tarımsal desteklemeye ayrılan pay sadece 19 trilyon, 1996
yılı içinse önceki hükümet tarafından öngörülen destekleme fonu sadece 38
trilyon idi. Hükümetimiz 1996 yılı ikinci yarısında yaptığı hamle ile 1996'daki
desteklemeyi 60 trilyona çıkarttığı gibi 1997 yılı için de 95 trilyon TL'm
tarımsal desteklemeye ayırmıştır.
Sadece bütçe desteklemesi ile değil, aynı zamanda TMO, Şeker Şirketi ve
birliklerin bütün imkânları seferber edilerek ve bunların rasyonel çalışmaları
sağlanarak, köylümüzün emeği olan zirai ürünler karşılığı köylümüze 1996 yılında
sadece 43,5 trilyon TL toplam ödeme yapıldığı halde, hükümetimiz döneminde 136
trilyon ödeme yapılmış ve böylece bir yılda yüzde 312 oranında büyük bir artış
sağlanarak köylümüz azami derecede desteklenmiştir. Bu artış dönem enflasyonunun
kat kat üstündedir.
Bu
destekleme sayesinde mahsul alımında ;
1.
Taban fiyatları enflasyonun çok üstünde artırılmıştır,
2.
Alım miktarlarında ve çeşitlerinde büyük artış sağlanmıştır,
3.
Ödemelerin alım yılı içinde yapılması temin edilmiştir.
Birliklerin 1996 yılı ürün alım fiyatları aşağıda verilmiştir.
|
Ürünler |
Geçen yıl ödenen (kg/TL) |
Bu yıl ödenen (kg/TL)
|
100 idi ne oldu |
|
Pancar |
4.500 |
8.500 |
189 |
|
Buğday |
8.500 |
20-24.000 |
282 |
|
Tütün |
240.000 |
500.000 |
207 |
|
Kabuklu fındık |
45.000 |
210.000 |
467 |
|
Ayçiçeği |
13.000 |
36.000 |
277 |
|
Soya fasulyesi |
15.000 |
30.000 |
200 |
|
Yer fıstığı |
42.000 |
88.500 |
211 |
|
Yemeklik zeytin |
140.000 |
250.000 |
179 |
|
Zeytinyağı |
170.000 |
280.000 |
165 |
|
Üzüm (çekirdeksiz)
|
40.000 |
82.500 |
206 |
|
Pamuk (Ege) |
40.000 |
70.000 |
175 |
|
Pamuk (Çukurova) |
34.500 |
60.000 |
176 |
|
Kuru kayısı |
100.000 |
250.000 |
250 |
|
Antep fıstığı |
Alım yapılmadı |
300.000 |
İlk defa alım yapıldı |
|
Kırmızı biber |
Alım yapılmadı |
200.000 |
İlk defa alım yapıldı |
|
Kuru fasulye |
Alım yapılmadı |
70.000 |
İlk defa alım yapıldı |
|
Nohut |
Alım yapılmadı |
50.000 |
İlk defa alım yapıldı |
Böylece alım ücretleri artırıldığı gibi, alım miktarlarında da ayrıca büyük
artış sağlanmıştır. 1995 yılında sadece TMO 166 bin ton hububat alımı
yaptığı halde 1996 yılında 1,5 milyon ton alım yapılmıştır.
1995 yılında TMO 48 milyon dolarlık hububat aldığı halde, hükümetimiz döneminde
329 milyon dolarlık alım yapılarak köylümüze 7 misli fazla para ödenmiştir.
1996 yılı ikinci yarısında tarım ürünleri için üreticiye yapılan ödeme, 1995
yılı ikinci yarısında üreticiye yapılan ödemeden yüzde 312 daha fazla
gerçekleşerek 43.5 trilyondan 135.8 trilyona çıkarılmıştır.
Tohumluk destekleme ödemelerinde büyük artışlar sağlanmıştır.
Hibrit ayçiçeği, çeltik, soya, pamuk ve korunga, fiğ
ve yonca tohumlukları için birlikler tarafından geçen yıl üreticiye ödenen
bedelle; 1997'de ödenen ürün bedeli arasında yüzde 200 ile yüzde 625 arasında
fark vardır.
Köylümüzü destekleme hususunda diğer en önemli hamlemiz gübre
konusunda olmuştur. Bugüne kadar ki tatbikatta köylüye
gübre bedelinin devlet tarafından ödeneceği taahhüt edilmiş ise de bu ödeme
takriben 6 ay gibi bir zaman almakta ve köylü haksız bir yüke maruz kalmaktaydı.
Hükümetimiz köylümüze yüzde 50 gübre sübvansiyonunun alımda derhal
ödenmesi esasını getirmiştir. Ayrıca gübre alımlarında formaliteler
azaltılmıştır. Öte yandan gübre desteği için 1997 yılında 85 trilyon TL
ayrılmıştır. 1995 yılında gübre desteği için 366 milyon dolar ödendiği halde,
1996’da biz bu miktarı 47,5 trilyon TL'ye yani 586 milyon dolar'a çıkarttık.
1997'de ise 85 trilyon TL yani 629 milyon dolar olacak şekilde bütçemizi
hazırladık.
Köylümüzü desteklemek hususunda en önemli bir atılımımız ise hayvancılığın
yeniden ihyası atılımıdır. Hayvancılığın yeniden ihyası için şu 12 hamle
yapılmıştır:
1.
Türkiye'de hayvancılığın geliştirilmesi gayesi ile 1997 yılında 40 trilyon TL
kaynak ayrıldı.
2.
Mevcut 1.2 milyon büyükbaş besi hayvanına ilaveten l milyon baş besi, böylece
954.000 ton et üretimine ilaveten;
3.
Ayrıca 100 bin ton et üretimi daha yapılması,
4.
Bu suretle et ithalatının önlenmesi ve buna mukabil yeniden et ihraç eder duruma
gelinmesi,
5.
Et ithalatına 1996 yılında 195 milyon dolar ödenmiş olup, şimdi ise bu değerde
ihracat yapılması,
6.
Et ithalatındaki fon ise, önce yüzde 3'ten yüzde 30'a çıkartılmış; daha sonra da
canlı hayvan ve et ithalatı yasaklanmıştır.
7.
Yeterince kredi verilmesi.
8.
Kredilerin döviz eşdeğeri ile faizsiz verilmesi.
9.
Yüzde 30'daıı fazla artışlar için kur garantisi verilmesi ve farkın devlet
tarafından ödenmesi.
10.
Kalkınmada öncelikli illerde uygulanacak koyunculuk projesi için 2
trilyon TL kaynak ayrılması, böylece yetiştiricilere Tarım işletmeleri Genel
Müdürlüğü birimleri aracılığı ile yüzde 20 faizli kredi kullandırılarak damızlık
koyunculuk işletmeleri kurulması imkânının getirilmesi.
11.
Yerli üretimi desteklemek gayesi ile süt tozu ithalatına uygulanan fon yüzde
30'dan yüzde 55'e yükseltilmiştir.
12.
Süt fiyatı 1600 TL'den 27.000 TL'na çıkarılmış böylece 3.000 TL süt teşvik primi
ile birlikte süt alım fiyatlarının 30.000 TL'na yükselmesi sağlanmıştır. Şu anda
ise birçok bölgede çiftçiler sütü 35-40 bin liraya satabilmektedir.
Hayvancılığın ihyası için büyük önem taşıyan çayır ve mera alanlarının ıslahı ve
arttırılması hususunda 1996 yılında 8.000 hektar saha artırılması yapılmıştır.
1997 yılında ise 22.000 hektar alanın ıslah ve artırılması programlanmıştır.
Artış yüzde 175.
Aynı şekilde yem bitkileri alanlarının artırılmasına da çok büyük önem
verilmiştir.
1996'da 7650 hektar yeni yem bitki alanı geliştirilmiştir. 1997'de ise 22.000
hektar yeni bitki alanı geliştirilmesi programlanmıştır. Artış yüzde 187.
1997-98 ürün döneminde belirlenen destekleme buğday alım fiyatları dünya
fiyatlarının çok üstündedir. Şekil-15'deki tabloda görüleceği üzere buğdaya tek
fiyat verilmemiş, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları için dört ayrı fiyat
verilmiştir. Yine tabloda görüleceği üzere Amerikan buğdayı'nın dünya fiyatı
21.000 TL iken bunun muadili kırmızı sert buğdaya dört ayın ortalaması dikkate
alındığında 36.000 TL fiyat verilmiştir.
Destekleme yaş çay alımında daha önceki
yıllarda görülmemiş bir artış sağlanmıştır. 1996 yılı fiyatı tek sürgünde 25.000
TL olarak verilmişken bu yıl birinci sürgün için 50.000 TL. ikinci sürgün için
52.500 TL ve üçüncü sürgün için 55.000 TL olarak verilmiştir. 1997 dünya yaş çay
alım fiyatının 30.000 TL olduğu dikkate alınacak olursa, çay üreticisine 1997
yılında dünya fiyatlarının çok üstünde bir fiyat verildiği görülmektedir. Bu
fiyat dolar bazında son 15 yılın en yüksek fiyatı
olmuştur.
Esnafımıza Ne Verdik?
Türkiyemizde takriben 3 milyon esnafımız bulunmaktadır. Bu esnafımız takriben
13,5 milyon nüfusa bakmaktadır. Esnaflarımız devletimizin belkemiğidir. Hem
sermayesi, hem bedeni, hem de bütün aile efradı ile gece gündüz canıyla başıyla
çalışmaktadır. Esnafımızı güçlendirmek devletimizi güçlendirmektir. Refahı geniş
tabana yaymaktır. Bu inançta olan hükümetimiz esnafımızın refah seviyesini
arttırmak için gece gündüz çalışmıştır. Esnafımız için yaptığımız 13 hamle
şöylece özetlenebilir:
1.
Krediler arttırıldı, şartlar iyileştirildi.
2.
Faizlerin düşmesiyle esnaf rahatladı.
3.
Enflasyonun düşüşü ile esnafa rahatlama sağlanıldı.
4.
Bağ-Kur'da derece yükselmesi imkânı getirildi.
5.
Bağ-Kur prim borçlarının ödenmesinde kolaylık sağlandı.
6.
Gelir ve diğer vergi borç ödemesinde kolaylık sağlandı.
7.
Bedelsiz ithalat uygulaması ile tezgah ve makina getirilmesinin teşviki
sağlandı.
8.
Sanayi sitelerinin inşaatları hızlandırıldı ve yurdun her tarafına yayıldı.
9.
Bağ-Kur emeklilerinin maaşları yüzde 300'e kadar artırıldı.
10.
Bağ-Kur emekli maaşlarındaki artışın primlere yansıtılmamasına özen gösterildi.
Bütçeden destek verildi.
11.
Diğer gelir gruplarına temin edilen refah artışı suretiyle esnafa canlılık
getirildi.
12.
Sınır ticaretinin geliştirilmesi ve bilhassa Güneydoğu'da alınan tedbirler ile
bölge esnafına canlılık getirildi.
13.
Bavul ticaretinin teşviki ve kolaylaştırılması ile esnafa yeni imkânlar
sağlandı.
Bugüne kadar esnafımıza hiçbir zaman yeterli kredi verilmemiştir. Esnafımıza
verilen krediler hep o kadar az olmuştur ki; esnafa verilen krediler ile esnafın
bir buzdolabı alması bile mümkün olamamıştır.
Bu gerçeğin bilincinde olan hükümetimiz,
esnaf ve KOBİ'lere verilen kredilerde şu 7 hamleyi yapmıştır:
1.
Esnafa verilen krediler 1996'mn 2.yarısında 57 trilyondan 80 trilyon TL'na
çıkartıldı.
2.
Kredi limiti l Ocak 1997 tarihinden itibaren 500 milyon liradan 1 milyar TL'na
yükseltildi.
3.
KOBİ'lere verilen krediler 34 trilyondan 60 trilyon TL'na çıkarıldı.
4.
KOBİ'lere teşvikli fon kredisi yürürlüğe konuldu.
5.
Yatırım indirimi, Gümrük Vergisi Muafiyeti, Damga Vergisi ve harç istisnası, KDV
istisnası ve Fon Kredisi imkânı tanınan Teşvik Belgesi verilmesine başlandı.
Böylece Fon Kredisinden yararlanmak üzere 8.036 KOBİ sahibi müracaatta bulundu
ve 2.5 trilyon TL. tutarında kredi kullanıma açıldı.
6.
"Kadın ve Genç Girişimci" kredileri yüzde 50 artışla 5 trilyon TL'na
ulaştırıldı.
7.
Dövize eşdeğer faizsiz kredi ve mevduat yükümlülüklerinden kurtarılmış kredi
hazırlıkları yapıldı.
Böylece; esnafımıza, sanatkarımıza, küçük ve orta boy işletmelerimize, genç ve
kadın girişimcilerimize 7 aylık kısa bir dönemde çok uygun şartlarla 150 trilyon
TL kredi imkânı sağlandı.
Sadece Halk Bankasından esnafımıza açılan kredi 1996 başında 57 trilyon TL. iken
1996 sonunda 80 trilyon TL'na çıkartılmıştır ve esnafa borç verilen kredi üst
limiti de 500 milyon TL'den, l milyar TL'na yükseltilmiştir.
Hükümetimiz en yakın ilgiyi Bağ-Kur emeklilerine göstermiştir. Bağ-Kur emekli
maaşlarındaki ortalama reel artış Şekil-16'da görüldüğü üzere yüzde 146
olmuştur. Böylece Bağ-Kur emekli maaşları 100 iken 311.5 olmuştur. Bağ-Kur
emekli maaşlarındaki bu yüksek orandaki artış, Bağ-Kur mükelleflerinden alınan
primlerle karşılanması mümkün olmadığından bu artışlar esnafa yük olmadan
gerçekleştirilmiştir.
Memurumuza Ne Verdik?
Devletimizin takriben 1 milyon 750 bin memuru bulunmaktadır. Bu memurlarımız
aile efratları ile birlikte nüfusumuzun 5 milyon 250 bin kişilik bir bölümünü
oluşturmaktadır.
Memurlarımıza hizmet için 7 büyük hamle yapılmıştır:
1.
Memur maaş katsayısı 6 ayda yüzde 195'e artırıldı,
2.
Böylece çeşitli görevlerdeki memurların aldığı net ücret iki katına çıktı,
3.
Memura 6 aylık enflasyon üstünde artış verildi. Memura enflasyon üstündeki
alanda görülen nisbette refah getirildi (Bkz. Şekil 17)
4.
1997 boyunca eşel-mobil ve milli gelir artış oranında ilave artışlar öngörüldü,
5.
Ek ödemelerle özel hizmet görenlere ilave imkânlar sağlandı,
6.
Asgari ücrette yüzde 100'den fazla artış sağlandı,
7.
Memurların gelir vergisi dilimlerinde iyileştirme yapıldı.
Memur maaş katsayısını yüzde 230.1 oranında artırmakla 30 milyon insanımızı
sevindirdik. Ve memurumuza enflasyonun çok üstünde refah temin ettik.
Şekil-17'deki grafikte yeşil boyalı saha memurumuza enflasyonun üstünde
sağladığımız destek alanını göstermektedir. Hükümetimiz döneminde ortalama memur
maaş artışı yüzde 230.1, buna mukabil enflasyon yüzde 165, dolayısıyla reel
artış takriben yüzde 65 olmuştur. Haziran 97 itibariyle memurumuz l Temmuz
1996'ya nazaran enflasyonun üstünde reel olarak yüzde 65 daha fazla ücret alır
hale gelmiştir.
Şekil-18'deki tabloda da görüleceği üzere örneğin l Temmuz 1996'da net gelir
olarak:
52
milyon TL alan müsteşarımız Haziran 97'de 148 milyon, 59 milyon TL alan il
valimiz 152 milyon TL, 59 milyon TL alan 1. sınıf hakimimiz Haziran 97’de 148
milyon TL alır hale gelmiştir.
Özel hizmet görevlilerine verilmekte olan ek ödenek ile bu kamu görevlilerimiz
ayrıca önemli ölçüde maaş ilavesi almaktadırlar.
Ve
memurumuza ayrıca 1997 yılı boyunca enflasyon oranında ilave ödeme yapmak ve
milli gelir artışı oranında ayrıca daha da ilave yapmayı hedeflemiştik.
Son
yıllardaki memur maaşlarındaki reel değişime bir göz attığımız zaman açıkça
görüyoruz ki hükümetimizden önceki dönemde genellikle memur maaşlarındaki reel
değişim enflasyonun altında kalmıştır. 1993’de reel değişim + yüzde 2.2 iken
1994'de - yüzde 22, 1995’de - yüzde 4.8 olmuştur. Buna mukabil hükümetimiz
döneminde memur maaşlarının enflasyon üzerindeki reel artışı + yüzde 65
olmuştur.
Memurlarımıza verdiğimiz diğer bir destek de gelir vergisi muafiyeti
ve gelir vergisi dilimlerinde memur lehine yaptığımız değişikliklerdir.
Nitekim 53.Hükümet döneminde özel muafiyet 1.8 milyon TL. olduğu halde bu rakam
bizim dönemimizde yüzde 75 artırılarak 3.150 milyon TL.'na çıkartılmıştır. Yüzde
25 olan gelir vergisi dilimi 300 milyondan 500 milyona, yüzde 30’luk dilim 600
milyondan l milyara ve sırayla aynı oranda artışlar yaparak yüzde 55'lik yüksek
vergi dilimini de 9.6 milyardan fazla gelirler için uygulanmak üzere
değiştirilmiştir.
İşçilerimize Ne Verdik?
Nüfusu 70 milyona yaklaşmakta ola sosyal güvenlik kapsamında 4.6 milyon işçimiz
var. Bunlar takriben, nüfusumuzun 24 milyonluk büyük bir bölümüne
bakmaktadırlar.
Şekil-19'da asgari ücretin 1994, 95 ve 96 yıllarındaki değerinin dolar
olarak mukayesesinden görüleceği üzere asgari ücret bir önceki yıla göre reel
olarak artırılmıştır. Hükümetimiz 1996 yılında asgari ücreti 210 dolar olarak
tesbit etmekle bugüne kadar işçilerimize reel olarak verilen en yüksek asgari
ücreti vermiştir.
Bunu sağlayabilmek için, Şekil-20'de görüleceği üzere, asgari ücrette 1994'de
yüzde 100 enflasyona mukabil yüzde 67 artış, enflasyonun 33 puan yüzde 93.6
enflasyona mukabil yüzde 102.7 artış, enflasyonun 9 puan üzerinde yapıldığı
halde, hükümetimiz 1996'da yüzde 80 enflasyona mukabil yüzde 101 artış
sağlayarak enflasyonun 21 puan üzerine çıkmıştır.
Kamu toplu iş sözleşmelerinde ilk defa
Hükümetimiz üç ay gibi çok kısa bir zamanda anlaşma sağlamıştır (Bkz. Şekil-21).
Kamu kesimi ortalama giydirilmiş aylık ücretlerinde rekor düzeyde bir artış
sağlanarak ücretler 53 milyon TL'ndan 107 milyon TL'na (Şekil-22), dolar olarak
da 655 dolardan 993 dolara (Şekil-23) çıkmıştır.
Öte
yandan birinci altı aydan itibaren Eşel Mobil Sisteminin uygulanmasına
karar verilmiştir, ikinci altı ayın başından itibaren uygulanacak Eşel Mobil
sistemi gereği ücretler Devlet İstatistik Enstitüsü'nün Kentsel Yerler Tüketici
Fiyatları (TÜFE) genel endeksinde meydana gelen aylık değişim oranında her ay
artacak idi. Böylece işçimizin enflasyona ezdirilmesi önlenecekti. Ancak
malesef Mesut Yılmaz Hükümeti, belirli çıkar çevrelerinden gelen baskılar
neticesinde Eşel Mobil sistemini uygulamayacağını belirterek, bir kez daha
halkımızı, insanımızın değil; çıkar çevrelerinin hükümeti olduğunu göstermiştir,
işçimizin çıkarlarını gözetmemesine mukabil hükümetin biri içeride diğeri
dışarıda olan iki sol ortağının da bu konuda sesleri çıkmamaktadır.
Emeklilerimize Ne Verdik?
Türkiyemizde sosyal güvenlik kapsamında 4 milyon 511 bin emeklimiz
bulunmaktadır. Bunlar, bakmaya mecbur oldukları aile efradları ile birlikte
nüfusumuzun 17 milyon 761 bin kişilik bir büyük bölümünü teşkil etmektedirler.
Gerek Emekli Sandığına, gerek SSK'ya ve gerekse BAĞKUR'a bağlı
emeklilerimiz ülkemize canlarıyla başlarıyla hizmet etmiş ülke evlatlarımızdır.
Geçmiş dönemde büyük mağduriyetler içinde kalan emeklilerimizin hepsinin refah
seviyelerinin arttırılmasına hükümetimiz çok büyük önem vermiştir.
Emeklilerimize hizmet için şu 10 büyük hamle yapılmıştır:
1.
Memur maaş katsayisi 6 ayda yüzde 230 artirildi. Böylece emekli memur ve işçi
maaşlari, 2 katin üzerine çikarilmiştir.
2.
Memur ve işçide yüzde 116-121, Bag-Kur'da yüzde 300 maaş artişi saglanmiştir.
3.
Memur emeklileri ile dul ve yetimlerine enflasyonun üzerinde maaş artişi
yapilmiştir.
4.
Bütçeden Bağ-Kur emeklilerine 866 milyar TL, memur emeklilerine 985 milyar TL ve
işçi emeklilerine 2,074 milyar TL destek sağlanmıştır.
5.
Yurt dışında çalışanlara emeklilik hakkı tanınmıştır.
6.
Bağ-Kur emeklilerine derece yükseltilmesi imkanı sağlanmıştır.
7.
Emekli ücretleri ve sağlık giderlerinin alınmasında kolaylıklar sağlanmıştır.
8.
Sosyal güvenlik kuruluşlarinin revizyonu kanunu tasarisi hazirlanmiştir.
9.
Emeklilere, gerektiğinde devlet hastanelerinde tedavi imkanı sağlanmıştır.
10.
Tarım işçilerine de emeklilik hakkının tanınması çalışmalarına başlanmıştır.
Hükümetimiz işe başlar başlamaz ilk iş olarak memur maaş katsayisini
önceki hükümetin bütçesinde 1 Temmuz 1996 artışı için sadece yüzde 20'lik bir
artış öngörüldüğü halde yüzde 50'lik bir büyük artış sağlamıştır. Buna ilaveten
l ocak 1997'den itibaren de ayrıca yüzde 55 artış sağlanmıştır. Böylece 6 ayda
yüzde 230'luk bir artış sağlanmıştır. Bunun sonucu olarak, emeklilerin
maaşlarında da büyük oranda artış gerçekleştirilmiştir.
Şekil-24'deki grafikte memur emeklilerimizin maaşlarinda hükümetimizin
sagladigi yüzde 116 oranindaki artiş açik bir şekilde görülmektedir. Ayni
dönemdeki fiyat artişlari ise yüzde 65 olmuştur. Bunun sonucu olarak bu grafikte
görülen yeşil alan hükümetimizin memur emeklileri maaşlarinda enflasyonun
üstünde verdiği destek arttırımını göstermektedir. Böylece memur emeklilerimizin
maaşlarinda enflasyonun üstünde yüzde 51 reel artiş saglanmiştir.
İşçi emeklilerinin maaşlarindaki artiş daha da büyük oranlarda
gerçekleştirilmiştir. Şekil-25'de hükümetimizin işçi emeklileri ayliklarina
yaptigi yüzde 121 artiş açikça görüldügü gibi, bu dönemde fiyat artişlari yüzde
65 olduguna göre yeşil boyali saha vasitasiyla işçi emeklilerimize enflasyonun
üstünde saglanan destek alanini göstermektedir. Neticede işçi emeklilerimize
enflasyonun üzerinde saglanan yüzde 56 oranindaki net artiş da açik bir şekilde
görülmektedir.
19
milyon TL net aylık alan 1/10'ncu derecedeki işçi emeklisi Haziran 97'de yüzde
121 artışla 42.5 Milyon TL aylık, ortalama olarak işçi emeklilerimiz 11,5 milyon
TL alırken, Haziran 97'de 26 milyon TL ve en az ücret alan işçi emeklisi ise
12/1'nci derecede 10 milyon TL aylik alan işçi 24 milyon TL aylik alir hale
gelmiştir.
Yoksullar, Özürlüler ve Öğrencilerimize Ne Verdik?
Hükümetimiz bütün gelir gruplarımıza köylü, esnaf, memur, işçi ve emeklilerimize
nasıl büyük bir önem ve itina ile hizmet etmişse, bilhassa yoksullarımız ve
özürlülerimize ayrıca özel bir önem ve itina ile hizmet vermiştir.
Hükümetimiz dul, yetim, yoksul , kimsesiz ve özürlü vatandaşlarimiza hizmet için
büyük bir gayret göstermiştir.
Bu
meyanda gerçekleştirdigimiz çok önemli çalişmalar esnasinda yer alan 9 önemli
hamlemiz şunlardir:
1.
Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan yararlanacak 800 bin kişi
tespit edilmiştir.
2.
Bu fonun sadece kendi amacı doğrultusunda kullanımı sağlanmıştır.
3.
Böylece 1996'da Fonda büyük kullanım sağlanmıştır.
4.
1994, 95 ve 96'nın ilk yarısına nazaran büyük artış gerçekleştirilmiştir.
5.
Bu fondan öğrencilere verilen destekte artış sağlanmıştır.
6.
Öğrenim harçlarının ödenmesinde kolaylık, adet ve miktar olarak artırılması
sağlanmıştır.
7.
Şehit ailelerine maaş, ev-arsa ve ögrenim gören evlatlarina burs, yakinlarina iş
verilmesi saglanmiştir.
8.
Özürlülerle ilgili olarak yetki kanunu çıkartılmıştır.
9.
Kanunun gerektirdiği hazırlıklar yapılmıştır.
Görüldüğü gibi yoksulumuz için yaptığımız en önemli atılım olarak, önce bütün
yurt sathındaki il, ilçe ve beldelerimizdeki yoksulların hepsi tesbit edilmiş ve
kayıtlar bilgisayarlara geçirilmiştir. Böylece 800 bin yoksulumuz tesbit
edilmiştir. Daha sonra bir yandan halk arasında Fak-Fuk-Fon diye adlandırılan
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (Kısa adı SYDTF)'nun bütün geliri
kanuni maksadına uygun şekilde tamamen yoksullarımıza tahsis edilmiş, öbür
yandan da il ve ilçelerimizdeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının
faaliyetlerinin etkinleştirilmesi kapsamında vatandaşlarımızın katkı ve
bağışlarının arttırılmasına özel bir önem verilmiştir.
SYDTF, ilk kurulduğu 1986 ve 1987 yıllarında önce maksadına uygun kullanıldığı
halde 1988'den itibaren bu fonun gelirleri gittikçe artan oranlarda yavaş yavaş
bütçenin açıklarına ve diğer fonlara aktarılmıştır. Hükümetimizin iş başına
geldiği andan itibaren SYDTF'nin sadece kanuni maksatlarına uygun bir şekilde
kullanılması prensibi yürürlüğe konulmuştur. Böylece 1 Temmuz 1996'dan itibaren
durum değişmiştir.
Haziran 1996'da hükümetimizden önce 1996 yılına ait toplam 40 trilyonluk
SYDTF'nin yüzde 78'i bütçenin açıklarına, yüzde 11'i Fiyat istikrar Fonuna
aktarılıyor ve yoksullara fonun sadece yüzde 11'i tahsis ediliyordu.
Hükümetimiz bu fonun tamamının yoksullara kullanılması prensibini
yürürlüğe koydu. Böylece 1997 yılı için bu fondan
yoksullarımıza 60 trilyonluk yardım planlandı.
1994'ün birinci 6 aylık SYDTF'den yoksullara 786 milyar TL 2. yarıyılında 961
milyar TL, 1995'de birinci 6 aylık SYDTF'den yoksullara 1.881 trilyon TL, 2.
yarıyılında 2.299 trilyon TL, 1996'da ise 1. altı ayda yoksullara 3.251 trilyon
TL ödendiği halde 2. altı ayda yeni hükümetimiz döneminde yoksullara 10.1
trilyon TL ödenmiştir. 1997'de ise 60 trilyon TL ödenecektir.
Hedefimiz ülkemizde bir tek memleket evladının dahi aç açık kalmaması olmuştur.
Ülkemizin bunu sağlayacak potansiyeli rahatlıkla mevcuttur. Bütün ihtiyaç
sahiplerinin yiyecek, giyecek, ve yakacak ihtiyaçlarını karşılanmıştır.
Yurdumuzun herhangi bir köşesinde onurundan dolayı kendisinin haber veremediği
için aç açık kalan yurttaşlarımız, bu durumlarını beyan etmeye çağrılarak
Devletin şefkat eli sonuna kadar açılmıştır.
SYDTF ihtiyaç sahibi öğrencilerimize de geniş bir program halinde hibe
yoluyla karşiliksiz destekte bulunmuştur. 1994-95 yilinda kişi başina burs 750
bin TL, burs verilen ögrenci sayisi 78.815, verilen toplam burs 710 milyar TL
iken, 1995-96'da aylik burs miktari l milyon TL, burs verilen ögrenci sayisi 100
bin 525, verilen toplam burs l trilyon TL'ye çikarilmiş, 1996-97'de ise aylik
burs 4 milyon TL, burs verilen ögrenci sayisi 200 bin, verilen toplam burs 6
trilyon TL olmuştur.
Her
sahada olduğu gibi bu sahadaki açık fark ve büyük atılım net bir şekilde
görülmektedir.
Özürlülerimizle ilgili yetki kanunu 3
Aralık 1996 "özürlüler günü"nde Yüce Meclis'te kabul olunarak yürürlüğe
girmiştir. Hükümetimiz bu yetki kanununda öngörülen bütün hazırlıkları titiz bir
şekilde yürütmüştür.
ACİL DESTEK PROGRAMI (ADP)
Hükümetimiz, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimiz başta olmak üzere
ihtiyaç içinde bulunan illerimize Acil Destek Programı (ADP) hazırlamış ve bunu
uygulamıştır. Rakamlarla bu Fon uygulamasını şöyle özetleyebiliriz:
Harcanabilir Miktar:
1 trilyon 567 milyar 500 milyon TL.
Serbest Bırakılan Miktar:
Tamamı
Başbakanlikça Yapilan Tahsis Tutan Toplami:
3
trilyon 927 milyar 559 milyon TL.
A Grup Tahsis Miktarı:
2
trilyon 302 milyar TL.
B Grup Tahsis Miktarı:
1
trilyon 625 milyar 559 milyon TL.
İstenen Ek Ödenek Miktarı:
2
trilyon 360 milyar 559 milyon TL.
Tahsis Yapılan:
İ1
Sayısı : 57
İlçe Sayısı : 96
Belde Sayısı : 52
Köy
Sayısı : 90
Bölgelere Yapılan Tahsis Toplamları:
Doğu Anadolu :
1 trilyon 13 milyar 500 milyon TL.
Güneydoğu Anadolu:
1 trilyon 120 milyar 559 milyon TL.
Bayburt-Gümüşhane:
102 milyar TL.
Diğer İller:
l trilyon 691 milyar 500 milyon TL.
Acil Destek Programı Kapsamında 1997 Yılında Yapılan Tahsisler
1- Sağlık İçin
Yapılan Tahsisler:
825 milyar 559 milyon TL.
2- Su için
Yapılan Tahsisler:
453 milyar 500 milyon TL.
3- Eğitim için
Yapılan Tahsisler:
337 milyar TL.
4- İstihdamı
Arttırmak için Yapılan Tahsisler:
386 milyar TL.
5- Yol, Köprü
ve Hizmet Tahsisleri için Yapılan Tahsisler:
780 milyar TL.
6- Çevre için
Yapılan Tahsisler:
39 milyar TL.
7 - Diğer Tahsisler:
1 trilyon 106 milyar TL.
ADP KAPSAMINDA
1997 YILINDA YAPILAN TAHSİSLER
|
S. NO |
İLİ |
MİKTARI (MİLYON TL.) |
|
S. NO |
İLİ |
MİKTARI (MİLYON TL.) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 |
ADANA |
240.000 |
|
31 |
KARS |
50.000 |
|
2 |
ADIYAMAN |
74.000 |
|
32 |
KASTAMONU |
30.000 |
|
3 |
AFYON |
75.000 |
|
33 |
KIRIKKALE |
10.000 |
|
4 |
AĞRI |
19.000 |
|
34 |
KOCAELİ |
| |